1881’DEN BERİ EMEKLİ SIĞINAĞI

Kuzey Kıbrıs’ın insan yaşamına sunduğu olanaklar ve kolaylıklar saymakla bitmez. Ne var ki bunların başında ılıman iklimi gelmektedir. En sert kışlar bile oldukça ılıman geçer. En yağışlı ay olan Ocak aylarında yağışlı gün sayısı ortalama olarak 13’tür. Yağmurlu bir gün ortasında bile güneş, size sürpriz yaparak, birkaç saat içinde olsa bile ışık saçar.

Kıbrıs’ın bu özelliği, günümüzde çok sayıda yabancının Kuzey Kıbrıs’ta yaşamayı seçmesine neden olmaktadır. Özellikle Girne ve kuzey sahili boyunca çok sayıda konut, yabancıların devamlı ikametine sunulmuştur. Bu yabancı grubunun başını İngilizler çekmektedir.

İngilizler, 1878’den 1960’a kadar adanın yönetimini ellerinde bulundurdukları için adanın emeklilere sunduğu yaşam olanaklarını çok iyi bilmektedirler.

“Sweet and bitter island: A HISTORY OF BRITISH IN CYPRUS” isimli kitabında, İngilizlerin Kıbrıs’ta yaşadıklarını gerçekçi ama tatlı bir dille anlatan Tabitha MORGAN da, Girne’nin emekli sığınağı olma potansiyelinden söz eder. Morgan, kitabında, Girne’nin İngiliz kolonilerinden emekli olanları barındırmaya başladığını anlatırken ünlü The Times gazetesinin 22 Kasım 1881 tarihli yayınında kullandığı tanıma da yer verir: “Bazı yönlerden Fransa ve İtalya’daki en popüler yerlerden daha iyi, mükemmel bir emekli sığınağı..”

Gerek The Times muhabirlerinin, gerekse Bayan Morgan’ın teşhisi doğru olmalıdır ki, bugün Girne ve yakın çevresi çok sayıda İngiliz ailenin yaşadığı kozmopolit bir kasabaya dönüşmüştür. Bu özelliği ile Girne, farklı kültürlerden insanlara tanışma ve birlikte yaşama olanağı sunmaktadır.


Tabitha Morgan’ın kitabı, tarihin yanı sıra Kıbrıs’ın rekabet üstü değerlerini de anlatıyor.

Eski Girne limanı ve kalesi, Orta Çağ’dan kalan görünümünü büyük ölçüde koruyor.

 

 


Lefkoşa’daki Büyük Han, adadaki ilk Osmanlı eseridir ve şimdilerde her gün yüzlerce turisti ağırlıyor.


Kıbrıs’ın doğası, her mevsim eşsiz güzellikler sunar.